Bugun...


Osman ELÇİ

facebook-paylas
Yeni Oluşumlarda Parti Kuran Davutoğlu, Babacan ve Gül Başarılı Olur mu ?..
Tarih: 14-01-2020 22:14:00 Güncelleme: 14-01-2020 22:14:00


                           -Bölüm -3-

 

Geçen yazılarımızın özetinde Davutoğlu'nun ve Babacan'ın Gül'ün parti kurabileceklerini iyi bir siyasetçi olabileceklerini, fakat Türkiye'de lider olma özelliklerinden uzakta olduklarını şahsi yorumlarımızda özetle belirtmiştik.

 

Ak Parti ile Davutoğlu'nun yeni kurduğu Gelecek Partisi arasındaki söz düellosu İstanbul Şehir Üniversitesinin arazi tahsisi ile ilgili iddialar, dışarıda gelişen olaylarla, dış siyasetteki hareketlilikten dolayı şimdilik rafa kaldırılmış, orada duruyor görünmektedir...

 

Geçmiş dönemlerde Ak Partide görev almış

 

1- Cumhurbaşkanı

 

1- Başbakan

 

1- Bakan'ın yeni partilerde, oluşumlarda ön saflarda olmaları, bu iki yeni partinin siyasete getireceği heyecan geçen haftalarda gündemi bayağı meşgul etmişti.

 

Bu hareketler hem iktidardaki Ak Parti ve Cumhur ittifakı MHP tarafından, hem de muhalefet kanadındaki CHP, İyi Parti ve Millet İttifakı diğer partilerce dikkatle izlenmektedir.

 

Yeni kurulan ve kurulacak partilerin, Ak Parti tabanından alacakları yüzde 2- 3 lük bir oran, Cumhur İttifakının hesaplarını alt üst edebilir. Meselede bu zaten.

 

Tüm konuşulanlar bu partilerin 2023 seçimlerinde Ak Parti tabanından ayrılanların, küskünlerin, bir şekilde teşkilatlarda yer alamayan veya almak istemeyen siyasetçilerin, seçmenlerin yeni oluşumlarda toparlanarak gerçekten geçmiş dönemlerde görev rol aldıkları partilerinden ciddi bir kopma olabilir mi? Bu kopan parça Erdoğan'ın  2023 hedeflerini nasıl etkiler?...

   

Ak Partinin hem kendi partisinin oy oranını korumanın hesaplarını, hem de yeni oluşumlara (tahminen) vereceği en az yüzde ikilik bir oy kaybının telafisinin geri alma arayışlarını sürdürme telaşında olduğu gözlenmektedir.

 

Dış politikalara yoğunlaşan Sn Erdoğan'ın oluşabilecek bu seçmen kayıplarını, iç politikada nasıl dengeleyeceğini önümüzdeki zaman dilimlerinde hep birlikte göreceğiz.

 

Ak Parti bünyesinden ayrılarak yeni kurulan bu oluşumlar, hiç kuşkusuz bazı beklentiler içinde olan,   ana muhalefet partisi CHP ve Iyi Partiye yarayacaktır. 2002 Genel seçimlerinden beri iktidarı elinde bulunduran Sn. Erdoğan ve Ak Parti ekibine yeni oluşumların ciddi sıkıntılar yaşatacağı tahmin edilmektedir.

 

Muhalefetin yıllarca yapamadığı, deviremediği iktidar cephesini, işte bu yüzdelik hesaplarla, partiden koparmalarla muhalefet ve bazı kesimlerin desteğiyle de bu hamle gerçekleşebilir.

Özellikle CHP, Ak Parti duvarlarından sökülen, dökülen her taşı her tuğlayı yüzde 51 barajında kullanmak üzere toplayıp kullanacaktır.

 

Ak Parti, yeni oluşumlarda hareket eden yeni siyasetçileri partiye ihanet etmekle suçlamakta, nankörlükle itham etmektedir.

 

Diğer taraftan şu an pek sesi çıkmayan Sn. Gül haricindeki, Sn. Davutoğlu ve Babacan ise partiden ayrılış öykülerini, parti içi demokrasiyi eleştirmeleri, ayrılma nedenlerini her fırsatta dile getirmektedirler.

 

Bu saatten sonra Sn. Erdoğan. Sn. Gül, Sn. Davutoğlu ve Sn. Babacan bu gelişmeleri demokraside olması gereken bir işleyiş olarak değerlendirip, kabullenip kendi taban ve seçmenlerine anlatma yolunu seçmelidirler.

 

Bundan sonra izlenecek yol "Ülkeyi ben, ya da bizim partimiz daha iyi yönetir"  ilkesinden, hem kendi seçmenlerini koruyabilme, hem de kararsız seçmenleri kendi saflarına çekebilme hareketleri olsa gerek.

 

Ak Parti kurmayları eski siyasi arkadaşlarını, eski yol arkadaşlarını yerden yerlere vurarak bir siyasi üslup sürdürürlerse, özelikle yolsuzluk görevi kötüye kullanma kavramlarını koz olarak kullanarak denemeyi sürdürürlerse bu hareketler silah gibi geri tepebilir, kendi seçmenlerinden özelliklede genç seçmenler üzerinden olumsuz etkiler yapıp,  bayağı bir puan kaybedilebilir. 

 

Gelinen nokta birlikte kurdukları yol arkadaşlarıyla şimdilerde artık farklı kulvarlarda siyaset arayışında olduğunun kabul etmemizdir.

 

Eski defterleri açarak, birlikte çalıştıkları dönemlerdeki icraatları ifşa ederek, yanlışlar aratarak. Rakiplerini yıpratma uğruna verecekleri her beyanat hepsinin aleyhine eksi puanlar olarak dönecektir.

 

Muhalefet partilerinin eline büyük kozlar geçecektir. Üst telden dillendirilecek ithamlar Ak Partideki seçmen tabanının kafalarını karıştırmaya yetecektir.

 

Halk tabiriyle "karpuzu yere vurarak" çekirdeklerinin her bir tarafa sıçratmanın, en çok Ak Partiye zarar vereceği aşikârdır.

 

Aynı kabinede görev almış bu arkadaşlıkların zamanla birer düşmanlığa dönüşmesi yine bazı Ak Parti seçmenlerinin hafızalarını bulandıracak geçmişi yeniden sorgulama yoluna dönüşebilir.

 

Geçmiş dönemlerden hesap sormalar, suçlu aramalar,  ayrışmalar, seçmen kitleleri düşünüldüğünde, bu durumlar, ne Erdoğan’a, nede; Biri Cumhurbaşkanlığı,  Biri Başbakanlık,

 

Biride Bakanlık yapmış yeni siyasetçilerimize faydası olmayacaktır.

Kaybedilen, uçup giden parti tabanındaki, milliyetçi, muhafazakâr kesimden Ak Partiye geçmiş dönemlerde oy vermiş seçmenler olacaktır...

 

Ak Parti kendi tabanından kayıp giden, ayrılan yol arkadaşlarını ve seçmenlerini hainlikle,  suçlamak yerine, onları yeniden kazanmanın, yeni seçmen kitlelerine ulaşmanın yollarını aramalıdırlar...

 

Yeni kurulan partiler ise Erdoğandan çok daha farklı ve artılarıyla bir siyaset anlayışını halka anlatabildiklerinde başarıyı yakalayabilir, siyasi arenada kalmayı garanti edebilirler.

 

                  ***Saygılarımla, Sağlıkla Mutlulukla, Hoşça kalın...***

 

                                                   - SON -



Bu yazı 776 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
sanalbasin.comüyesidir" target="_blank">
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI