Bugun...



Şenocak;”Zeytinde Büyük Tahribat Var”

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak Urfa Son Haber Gazetesine verdiği demeçte Şanlıurfa genelinde bulunan zeytin ağacı sayısı ile ilgili Tarım Araştırma Enstitüsündeki rakamları Tarım İl Müdürlüğü bünyesindeki resmi rakamları söylersek muhtemelen büyük hata yapmış oluruz.Onun için Şanlıurfa genelinde bulunan zeytin ağacı sayısında rakam vermenin yanlış olacağına dikkat çekti

facebook-paylas
Tarih: 14-01-2018 12:20

Şenocak;”Zeytinde Büyük Tahribat Var”

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak Şanlıurfa’daki zeytin ağaçlarının içinde bulundukları durumu ve Platform olarak yapılan çalışmalar hakkında sorularımıza yanıt verdi.

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Efendim; Şanlıurfa’da “Zeytin Platformu” olarak zeytinciliğin istenilen seviyeye gelmesi için nasıl bir program izliyorsunuz?

 

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak: Bu sorunun aslında tek bir cevabı var; farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bize göre esas mesele bu. Vatandaş bu işin bilincine varırsa, farkındalık oluşursa bizim amacımız yerine gelmiş olur. Artık bizim de daha bir şey yapmamıza ihtiyaç kalmaz, zeytincilik yaygınlaşır.

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Nasıl bir farkındalık?

 

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak: Biz platform olarak, bunu oluşturabilmek için birtakım çalışmalar yaptık.  Medya aracılığı ile sesimizi duyurmaya çalıştık, panel tertipledik, yöremizin yetkilileriyle görüşmeler yaptık. Ziraat Fakültesi Dekanımızla görüştük, Harran Üniversitesi Rektörümüzle görüştük, Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğinin Yetkilileriyle görüştük, Ceylanpınar Kaymakamıyla görüştük, Orman Bölge Müdürü ile görüştük… Çalışmalar tabi bunların önderliğinde olacak. Öncelikle niye biz bu işin peşinde olduğumuzu izah edeyim, çünkü akla şöyle sorular gelebilir; zeytin nereden çıktı, niye zeytin, daha başka problem yok muydu da zeytinle uğraşıyorsunuz vs.  Bizim yola çıkış nedenimiz şu;

 

Çevremize baktığımız zaman Şanlıurfa’mızda arazilerimizin büyük bir çoğunluğunun maalesef boş olduğunu görüyoruz. Boş olmasının da tabi ki sebepleri var; o boş olan topraklar tarıma elverişli olmayan topraklar. Birinci sınıf, ikinci sınıf veya üçüncü sınıf tarım arazisi olmayan topraklar. Orada çiftçilik yapmak hem zahmetli hem de kârlı değil. Devletimiz de böyle yerlere orman ağacı dikmeyi öngörüyor ve tercih ediyor. Yıllardır yapılan uygulamalar da bu şekilde. Urfa’mızda da bu boş arazilere orman ağacı dikmek için her yıl faaliyetler yapılır, törenler düzenlenir. Orman Bölge Müdürlüğünün, Belediyelerin ve çeşitli kurumların öncülüğünde çam ağacı dikerler. Bilindiği gibi çam ağacı çok yanıcı bir ağaç türü, hatta en yanıcı ağaç türü.  Bizim yöremiz de sıcak ve kurak. Çam ağacı yetişince -tabi 15-20 yıl emek vermek gerekiyor yetişmesi için- biri bir kibrit, bir izmarit atacak veya kırık bir cam parçası yangına sebep olacak, bütün emekler yanıp gidecek. Bir de çam ağacının vatandaşa somut bir getirisi yok. Şüphesiz ki bütün ağaçlar yararlı, çam ağacının da muhakkak yararları var.  Fakat vatandaşa elle tutulur bir getirisi olmadığı için sade vatandaş sahiplenmiyor. Platform olarak düşündük, dedik ki; madem bu boş alanlar ağaçlandırılıyor, çam ağacı dikileceğine, devlet kurumları bu boş olan arazilere zeytin ağacı diksin. Zeytin ağacı dikilmesinin birkaç sebebi var. Bir kere zeytin ağacı yöremizde yetişebiliyor, bu tartışmasız. Hatta literatüre göre zeytinin anavatanı bu bölge. Bu nedenle zeytin ağacı dikmenin ilerde olumsuz bir sonuç getirmeyeceği kanaatine vardık. İkincisi, tıp ilerledikçe zeytinin yararları ortaya çıkıyor ve bugüne kadar bulunmuş tek bir zararı yok. Birtakım meyveler sebzeler biliyorsunuz çok fazla tüketilirse bazı yan tesirleri ortaya çıkabiliyor.  Zeytinde böyle bir şey yok. Aynen çam gibi zeytin ağacı da kışın yaprağını dökmüyor. Meyvesi acı olduğu için tahrip edilme oranı düşük. Toplumumuzun büyük çoğunluğu mutaassıp insanlardan oluşuyor. Kur’an-ı Kerim altı yerde zeytinden bahsediyor ve zeytini överek bahsediyor. Kur’an-ı Kerim’de Nemrut’tan da Firavun’dan da söz ediliyor ama onlar lanetleniyor, zeytinden ise övülerek bahsediliyor. Eee! Madem ki Cenab-ı Hakk zeytinden överek bahsediyor, müslümanların buradan bir işaret alması gerekmez mi? Bizim de zeytinle ilgilenmemiz, onu incelememiz, çoğalması için çalışmamız lazım. Bilimsel açıdan yapılan araştırmalar sonucunda da zeytinin meyvesinin, yaprağının, yağının, çekirdeğinin, ağacının çok faydalı olduğunu biliyoruz.

 

Bütün bu söylediklerimizi üst üste koyarsak, zeytinin her yönü ile faydalı olduğunu anlıyoruz. Urfa’da yetişiyor ve Urfa’ da zeytin ağacı yetişecek geniş alanlarımız var.  Üstelik kıraç, tarıma elverişli olmayan araziler zeytinin en sevdiği arazilerdir. İşte biz bu tarıma elverişsiz arazilerle zeytini buluşturup, halkımızın gelir seviyesini ve gıda miktarını arttırmak için böyle bir yola girdik. İnanıyorum ki bu fikirlerimiz gerçekleşirse sadece Şanlıurfa’mızın değil ülkemizin ekonomisine de ciddi katkı sağlanacak. Biz buna inanıyoruz…

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Efendim; şu anda Urfa bölgesinde sizin tespitlerinize göre kaç tane zeytin ağacı var ve kaç taneye ihtiyaç var?  Net bir rakam var mı?

 

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak: Sayısal bir analiz muhakkak vardır ama ben şu anda ezbere bir şey söylemek istemiyorum. Yanlış bilgi vermiş olmayayım. Nedeni de şu; bizim zeytinlerimizin büyük çoğunluğu kayda girmemiş. Kayıt altına alınmış sayıları yani Tarım Araştırma Enstitüsü’ndeki, Tarım İl Müdürlüğü’ndeki rakamları söylersek muhtemelen büyük hata yaparız, onun için burada rakam vermek istemiyorum. Ama maalesef şehirleşmeyle birlikte zeytin ağacı sayısında azalmalar gözlenmekte… Güneydoğu Anadolu Projesi ile Atatürk Barajı yapıldı. Toplam 20 baraj yapılacak. Projenin bir bölümü gerçekleşti. En büyük ovalarımız Harran Ovası, Suruç Ovası, Viranşehir Ovası’nın bir kısmı sulandı, bir kısmı sulanacak…  İşte bütün bu söylenceler neticesinde burada tarımsal olarak büyük gelirler kazanılacağı anlaşıldı. Böyle bir ortamda işçiye de çok ihtiyaç olacak diye düşünüldü ve bu sebeple yöremiz çok göç aldı. Göç alınca da nüfusun aniden artmasına belediyelerimiz yetişemediler; yani nüfus artış hızına yetişemeyip yeterli miktarda imarlı alan üretemediler. Bu sebeple tarım arazilerinde kontrolsüz bir şekilde gecekondulaşmalar başladı. Şehrimizin çevresindeki yakın arazilerde eskiden zeytin ağaçları çoktu, maalesef tahrip edildi ve tahrip edilmeye de devam ediyor.

 

Geçtiğimiz yıl bunun canlı bir örneğini yaşadık, medyada da ciddi oranda yer aldı. Açıksu bölgesinde zeytin ağaçları kesiliyormuş ihbarını aldık. Oralar 8 katlı binalar yapılacak şekilde imara açılmış. Gittik oradaki ağaçlara baktık ki hakikaten 120-150-200 yaşında ağaçlar var ve kesiliyor. Fakir fukara kimisi odun olsun diye, kimisi satmak için tahribat yapıyorlar. Arazi sahiplerini bulduk, arazi sahiplerinden İbrahim Halil Mutlu Bey ile görüştük, dedik ki; ‘’Bu zeytinleri kesecekler, siz de bundan istifade edemeyeceksiniz. Bu asırlık zeytin ağaçlarını bizim platformumuza verin başka yere nakledelim’’. İbrahim Halil Bey bu konulara sıcak bakan, ağaç sevgisi olan bir insandır. Uygun gördü sağ olsun. O zeytin ağaçlarını bizim platformumuza hediye etti, biz de o bilgiyle belediyeye gittik. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyemizin Genel Sekreteri Abdulkadir Açar Bey’e durumu anlattık, dedik ki; “Bu zeytin ağaçlarını kurtaralım. Siz de belediye olarak platformumuza destek olun. Çünkü sizin ekipmanınız var, elemanınız var… Biz platform olarak bu işlerin peşindeyiz ama imkânlarımız kısıtlı. Siz büyükşehir belediyesi olarak bize destek olun, bu ağaçları nakledelim, kurtaralım, ölmesin bu ağaçlar…’’ Sağ olsun başta Abdulkadir Bey olmak üzere belediye yetkilileri de bu teklifimizi çok uygun gördüler. O ağaçların hepsini Cumhuriyet Parkı’na taşıdık ve kurtarmış olduk. Bu anıyı şunun için anlattım; bu taşıdığımız ağaçlar bizim yetişebildiğimiz ağaçlar. O zaman 400 ağacı naklettik. Tarihi eser niteliğinde yani büyük ağaçlardı, yaşlı ağaçlardı, naklettik. Umarım iyi örnek olmuşuzdur; ilerde benzer faaliyetler de yapılır bu doğrultuda. Fakat bizim yetişemediğimiz yüzlerce, binlerce ağaç katlediliyor. Dolayısıyla zeytin ağacı sayısı bir taraftan azalıyor. Artması gerekirken bir taraftan azalıyor. Konuşmamın başında da söylediğim gibi; biz de farkındalık oluşturalım dedik. Halkımız ve bu işin başındaki yetkililer; zeytinin önemini ve bizim ortamımızın da buna uygun olduğunu bilsinler dedik ve böyle bir platform kurduk. Platformda çeşitli sivil toplum kuruluşları, dernekler, resmî kurumlardan temsilci arkadaşlar var. Bu arkadaşlar, canla başla, fedakârca, 25 kuruş menfaat olmadan çalışıyorlar, sağ olsunlar.

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Bir milyon zeytin ağacı kampanyanız vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bu kampanya ne aşamada?

 

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak: Faruk Çelik Bey Tarım Bakanı iken bu konuda söz verdi. FAO ile birlikte Urfa’ya bir milyon zeytin ağacı dikilecekti, o şekilde projeler hazırlandı.  Konuyla ilgili birkaç toplantı da yaptık. Tek Tek Dağı dediğimiz mıntıkada fıstık bahçeleri vardır. Bir kısmı da meradır. Bir kısmı da tamamen boştur. O fıstık ağaçlarının bulunmadığı, mera da olmayan, boş olan yerlere bir milyon zeytin ağacı dikilecekti. Bu konuda birtakım çalışmalar yapıldı. Sonradan devletimizdeki siyasi gelişmelerden dolayı birtakım bürokratlar yer değiştirdi, bakanlar değişti. Şimdi bildiğimiz kadarıyla bu konuda herhangi bir çalışma yok, proje donmuş vaziyette. Ben halk arasında konuşulanlara, dedikodulara çok itibar etmiyorum.

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Malumunuz olduğu üzere şu anki Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Urfa milletvekili. Konuyu onunla da paylaşmayı, onunla görüşmeyi düşündünüz mü?  Girişimleriniz oldu mu?

 

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak: Düşündük. Fakat maalesef bugüne kadar sağlıklı bir sonuca ulaşamadık. Birtakım realiteler var tabi... Bir insan bakan olunca veya belli bir noktaya gelince etrafında kalabalıklar oluşuyor, büyük kalabalıklar oluşuyor. O kalabalıkların diyebilirim ki %100’e yakını ufak tefek özel çıkarları için o insanın çevresindeler. Bir yetkili ile, bir bakanla görüşebilmemiz için o düzensiz orduları yarıp geçmemiz gerekiyor. Düzenli ordu olsaydı yine bir yerlerden bir yol bulabilirdik. Ama maalesef bunlar düzensiz. Millet birbirini itiyor. Fakıbaba zaman zaman ilimize geliyor, halkla toplantılar yapıyor; duyuyoruz, görüyoruz. Ama o düzensiz orduları aşamıyoruz açıkçası… Bir de bu tür konular öyle ayaküstü konuşulacak konular değil. Daha önce birtakım tecrübeler yaşadık. Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu Bey ile görüşmüştük bu konuyu… Hatta tarihini de size söyleyebilirim; 29 Ocak 2016 tarihinde Urfa’ya gelmişti. Büyük bir kalabalık içerisindeydi. Ben Zeytin Platformu Başkanı olarak bu konuları dile getirebilmek için zorluklarla kendisine ulaşabildim. Derdimizi anlattık, çok makul buldu ve bu konuya eğileceğini söyledi, ama muhtemelen unutmuştur. Ben kendisine kızmıyorum, gayet normal karşılıyorum. Çünkü öyle durumdaki insanlara her gün yüzlerce, belki binlerce tekliflerde, isteklerde bulunuluyor ve unutulup kaynayıp gidiyor. Bu sebeple biz de Fakıbaba ile böyle bir ortamda ayaküstü görüşmektense, kendisinden randevu alıp, makamında, genel müdürlerinin, müsteşarlarının yanında bu konuyu dile getirmeyi arzu ettik. Bugüne kadar o fırsatı yakalayamadık. İnşallah yakalayacağız.

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Platform yönetiminde kimler yer alıyor, hangi STK temsilcileri var?

 

Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak: Çok sayıda arkadaşımız canla başla çalışıyorlar. Ama bizim yaptığımız toplantıları hiç kaçırmayan, fedakârca maddi manevi destek veren arkadaşların isimlerini zikretmesem vebal altında kalırım diye düşünüyorum. Yani bir-iki kişiyle olacak bir şey değil bu. Bu arkadaşlarımızın başında Emin Sanlı Bey gelmektedir. Emin Sanlı Bey çok emek verdi platformumuza. Sizin aracılığınızla kendisine teşekkür ediyorum. Büyük çiftçilerimizden Sıtkı Açanal Bey, Mustafa Aktar Bey zeytin üreticisi çiftçilerimiz. Ziraat mühendisi arkadaşlarımızdan Erdal Erbil Bey, İsmail Turanoğlu Bey, Cemil Yetkin Bey, Timuçin Taş Bey bizimle her zaman beraber.  Dediğim gibi İbrahim Halil Mutlu Bey sağ olsun bize desteklerini esirgemiyor. Prof. Dr. Gürbüz Aksoy Bey bütün toplantılarımıza katılır, değerli fikirlerinden istifade ederiz. Şeref Şelli Bey, Yusuf Hızar Bey, Mustafa Gerger Bey katılırlar toplantılarımıza. Mustafa Tevfik Ethemoğlu Bey hem yazar hem de bu işin sevdalısı olarak yanımızdadır. Bu arkadaşlara da sizin aracılığınızla teşekkür ediyorum.

 

Urfa Son Haber Gazetesi: Başka eklemek istediğiniz bir şer var mı? Ya da önemli gördüğünüz bir konu var mı?

 

 Zeytin Platformu Başkanı İhsan Şenocak : Zeytinimiz çok önemli. Gün geçtikçe biraz daha önemini anlıyoruz. Bu işin önemine vakıf olmamız gerekir.  Ben inanıyorum ki; zeytini tanıyan insanlar zeytinci olur, zeytin savaşçısı olur. Bunu duyurmak, tanıtmaktır bizim için önemli olan. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Karınca kararınca… Gücümüz ne kadar yeter bilmiyorum ama doğru yolda olduğumuza inanıyorum. Böyle çalışmalar; olması gereken, insanlara yakışan çalışmalardır diye düşünüyorum. Bilindiği gibi bütün yaratıklar kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Ama insanlar kendi çıkarlarının haricinde başka insanlar için de bir şeyler yaparlar. Kendisinden sonra gelecek kuşakları da düşünürler. İnsanı diğer canlılardan, -çok af edersiniz- hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden birisi budur. Biz de böyle faaliyetler yaparak insan olduğumuza inanmaya, insanlık yapmaya çalışıyoruz.

 

Urfa Son Haber Gazetesi adına zeytin konusunda hakkında verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Umarız ki Yetkililer bu konuda bir an evvel gereken girişimlerde bulunarak zeytini hak ettiği noktaya taşırlar.

 

ÖZEL HABER







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
sanalbasin.comüyesidir" target="_blank">
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI